Yine bir Esporhaberleri içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Give düzenli fiil mi”.
Give Düzenli Fiil Mi? Kayseri’de Bir Genç Yetişkinin İçsel Yolculuğu
Başlangıçta Hiçbir Şey Yoktu
Kayseri’nin o serin, sabah saatlerinde uyanıyorum. Duvardaki eski saat tıkır tıkır ilerlerken, gözlerim hala geceyi taşıyor. Gerçekten uykumdan uyanmış mıyım? İyi bir şekilde uyanmak, sanki bana yavaşça başına geleceği bilinmeyen bir gün vaat ediyormuş gibi hissettiriyor. Her şeyin önüme doğru gelmesi, büyüyen bir kayıptan geriye tek bir şey kalmıyor gibi.
O sabah, normalde yaptığım şeylerden biriyle meşgul olmam gerekiyordu; ama her zamanki gibi, ellerim yazmaya meyletti. Bu yüzden hemen günlüğümü aldım ve yazmaya başladım. Ama işte bu kez, kağıt ve kalemin arasında kaybolmuş duygularım bana bir kelime getirdi. Bir fiil… “Give” diyor. İngilizce kökenli ama her zaman hayatımda olmuştur; “vermek” fiili. Beni yine anlamaya çalışırken buluyorum, “Give düzenli fiil mi?” diye.
Bir fiilin düzenli olup olmadığını sorgulamak, aslında dilin benim için ne kadar derin bir şey olduğunu anlatan bir çıkış noktasına işaret ediyor. Ama kaybolan bir anı, silinmiş bir duyguyu daha hatırlıyorum. O an, birinin sana verdiği her şeyin bir anlamı olup olmadığını sorgulamak gibi.
Bir Yıldız Kayar ve Bir Hıçkırık
Bir zamanlar, Kayseri’nin o dar sokaklarında, soğuk akşam havasında, lisede bir arkadaşım vardı. Adını hatırlamak bazen zor olsa da, her zaman hatırladığım şey gözlerindeki o parlaklık oldu. Sadece bir anlık bir göz temasıydı, belki bir gün bir yıldız kayar gibi geçti aramızdan. O zaman “Give” fiilinin anlamını sormuştum, belki de bana bir şey vermişti, ya da belki ben ona. Ama olan biteni hatırladıkça, o anki kelimenin gerçek anlamı, o kadar basitti ki. Birinin sana bir şey vermesiyle, birinin sana bir şey açıklaması arasındaki farkı görememiştim o zaman.
Eğer o an yaşanmışsa, belki de o günden sonra hep soruları biriktirdim, ama yanıtları aradım. Hıçkırıklarımı günlüğüme yazdım, soğuk bir Kayseri akşamında aldığım her nefeste kaybolanlar daha da büyüdü. “Give” düzenli fiil mi? Hala cevapsız kalan bir soru. Çünkü hayatımda neyin verildiğini, neyin geri alındığını bilmiyorum.
Bunu her zaman hissettim, sanki birinin bana “verdiği” her şey zamanla siliniyor. Hala kaybolan şeylerin peşinden gidiyorum. Kalbimdeki o kaybolan sevgiyi, gitmiş bir arkadaşı, bir zamanlar tuttuğum hayalleri… Ama, bir şey de veriliyor elbette, bu yazı da işte bir tür verme şekli.
Verilen Her Şeyin Bir Hikâyesi Var
Hayatımda birkaç önemli an var, her biri kendine has bir “verme” anı taşıyor. Bazen bir insan sana hayatının anlamını verir, bazen bir kelime, bazen de hiç beklemediğin bir anda gelen bir gözyaşı. Ama verilmeyen şeyleri düşündüğümde, birinin bana her zaman “verdiği” sözlerin hala yankılandığını hatırlıyorum. Kayseri’nin o soğuk sabahında, yazdıkça aklımdan geçen tüm verilmeyen sözlerin hikâyelerini buluyorum.
Bir kez, yıllar önce, çok sevdiğim birine “verdim” her şeyimi. Ama fark ettim ki, bazen birine kendini “vermek” her zaman karşılık bulmaz. “Give” fiilinin içindeki düzeni görmeye başladım. Çünkü bir şey verirken, aldıklarını ve verdiklerini bilemezsin. Kırılan kalbim, sonra nasıl bir his olduğunu bana öğretti. Birisi sana “verdiği” her şeyi o kadar kolayca geri alamaz. Ve bazen her şeyin bir bedeli olur.
Şimdi, bir yaz günü, Kayseri’nin o upuzun sokaklarında yürürken, “Give düzenli fiil mi?” diye soruyorum kendime. Bir fiilin bir duyguyu açıklaması ne kadar karmaşık olabilir? Verilen her şeyin bir hikâyesi var ve her zaman verilmiş olan bir şeyin geri dönüşü vardır. Verilen şey bazen sadece bir gülümseme, bazen sadece bir kelime… Ama bazen de hiçbir şey verilmez. Sadece anılar kalır.
Anlatılmamış Hikâyeler ve Umut
Bir fiil üzerinden tüm yaşadıklarımı düşündüm. “Give” fiilinin düzenli olup olmadığı, bazen senin içindeki düzeni bulmaya çalışırken hissedilen bir karmaşa gibi. Bazen çok şey verirsin, ama hiçbir şey almazsın. Hayat bir yerde “vermek” üzerine kurulu gibi, ve bazen verirken ne aldığını bilemeyecek kadar kaybolursun. Ama yine de umudun kalır, “vermek” kelimesinde bir düzen vardır. Sadece anlamını doğru anlayacak kadar zaman gerekir.
Şu an hala burada, Kayseri’de, tek başıma yazarken, o eski “verilen” kelimeleri hatırlıyorum. Belki de bu yüzden, yazmak bana kalmadı. Sadece hislerim ve dilim kaldı. “Give” düzenli fiil mi? Evet, bir düzeni var, ama ne kadar? Kendi kendime sormadan edemiyorum.
Sonuçta Her Şey Bir Şey Veriyor
Bazen bir fiilin anlamını anlamak, kelimeleri ve duyguları tam olarak açıklamak kadar zor olabilir. Ama şunu biliyorum; hayat, bir şekilde verdiğimiz ve aldığımız şeylerle şekillenir. “Give” fiili, bana bir şeyler öğretti: Ne verirsen, bir şekilde sana geri döner, ama bazen aynı şekilde değil. Belki düzenli fiillere dair birçok sorum olabilir, ama duygulara dair hiç şüphem yok. Verdiğim her şey, bende hep bir iz bırakıyor. Kim bilir, belki bu yazıyı da bir gün alıp tekrar okurum.
Kayseri’nin o eski sokaklarında bir yıldız kayar. Sadece izlerim.
Umarız “Give düzenli fiil mi” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Esporhaberleri ailesiyle kalmaya devam edin!